NTO Başkanı Özyurt 2013 Yılı Ekonomisini Değerlendirdi ve 2014 Yılına İlişkin Beklentileri Açıkladı.
2.01.2014 15:21:47
Nizip Ticaret Odası (NTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet ÖZYURT, yaptığı yazılı açıklamada, 2013 yılı ekonomisini değerlendirdi ve 2014 yılına ilişkin beklentileri açıkladı.
ÖZYURT yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi; 2013 yılını geride bıraktığımız bu günlerde son bir yılın analizini yapmak, Geleceğimizi ve önümüzdeki bir yılı sağlam adımlarla planlamak adına geçtiğimiz yılı her yönüyle ele almamız gerekmektedir.
Öncelikle 2013 yılının ülkemiz ve dünya üzerinde bıraktığı etkileri sizlerle paylaşmak isterim.
2013 yılında dünya ekonomisinde öne çıkan makroekonomik gelişmeler ABD, AB ülkeleri, Çin ve gelişmekte olan diğer ülkeleri ve güncel gelişmeleri kısaca incelemekte fayda bulunmaktadır.
Ekonomik toparlanma hızı ülkelere göre değişkenlik göstermekle birlikte küresel düzeyde toparlanma süreci devam etmektedir.
2013 yılındaEkonomik aktivitenin gelişmiş ülkelerde ivme kazanmaya başladığı, buna karşılık gelişmekte olan ülkelerde azalan yurtiçi talep ile birlikte ivme kaybı yaşandığı gözlemlenmiştir. Gelişmekte olan ülkelerdeki kapasite kısıtı ve altyapı sorunları gibi yapısal faktörler büyümeyi sınırlandırmaktadır. Küresel düzeyde enflasyon oranları, enerji ve petrol fiyatlarındaki düşüş ile birlikte gerilemiştir. Yüksek seviyedeki atıl kapasite ve düşük toplam talep nedeniyle küresel düzeyde enflasyon oranlarının bir süre daha baskı unsuru olmayacağı düşünülmektedir.
Pek çok gelişmiş ülkenin büyüme hızı üçüncü çeyrekte artmıştır.
GSYH yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre OECD genelinde yüzde 0,5 oranında, G-20 toplamında yüzde 0,9 oranında artmıştır. ABD, Kanada ve İngiltere’de sırasıyla yüzde 0,9, yüzde 0,8 ve yüzde 0,7 oranlarında büyüme kaydedilmiştir. Almanya ve Japonya’da büyüme ivme kaybetmekle birlikte her iki ülke GSYH’sı yüzde 0,3 oranında artmıştır. Gelişmiş ülkelerden yalnızca Fransa’da daralma kaydedilmiş, GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 oranında daralmıştır.
Son çeyreğe ait PMI, küresel ticaret gibi öncü göstergeler toparlanmanın son çeyrekte de devam edeceğine işaret etmektedir.
Küresel ticarette artış kaydedilmekle birlikte küresel ticaretteki artış oranları finansal krizin öncesindeki dönemlerin gerisindedir. Küresel ticaret Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,8 oranında, yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 oranında artmıştır.
2013 yılı genelinde zayıflayan küresel konjonktürün ve yapısal sorunların etkisiyle gelişmekte olan ülkelerin büyüme performansı yavaşlamıştır.
Özellikle düşük fiyatlar nedeniyle emtia ihraç eden ülkeler ve finansal dalgalanma sürecinde sermaye çıkışı yaşanan ülkelerde ekonomik aktivite olumsuz etkilenmiştir. G-20 ülkeleri arasında en yüksek GSYH artış oranı yüzde 2,2 ile Çin’de kaydedilmiştir. Yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,8 oranında büyüyen Brezilya, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 0,5 oranında daralmıştır. Düşük enflasyon beklentileri, artan küresel ticaret ve iyileşen finansal koşulların gelişmekte olan ülkeleri olumlu etkilemesi beklenmektedir.
ABD'de 2015 yılına kadar yapılacak harcamalar konusunda hükümet anlaşmaya varmıştır.
Anlaşma, büyük bölümünün planlandığı gibi 2014 ve 2015 yıllarında devreye girmesi öngörülen otomatik bütçe kesintilerinin 63 milyar dolarlık kısmının ertelenmesini ve bütçe açığının 23 milyar dolar azaltılmasını içermektedir. Söz konusu ertelemeyle birlikte, otomatik harcama kesintilerinin tüketim harcamaları üzerindeki olumsuz etkisinin bir miktar hafifleyeceği tahmin edilmektedir.
ABD’de büyümenin ılımlı bir şekilde devam ettiği gözlenmektedir.
Yüzde 3,6 oranıyla beklentilerin üzerinde gerçekleşen son çeyrek büyüme rakamı, toparlanmanın hız kazandığına işaret etmektedir. 2014 ve 2015 yıllarında büyümenin daha da hızlanması beklenmektedir. Her ne kadar mali kısıntılar, düşük tüketim ve düşük iş alemi güveni güçlü ters rüzgarlara neden olsa da, bu ters rüzgarların 2014 yılı itibarıyla azalması beklenmektedir. Aşamalı bir şekilde devam eden istihdam piyasası toparlanması, borçların azaltılması ve varlık fiyatlarından elde edilen kazanımların tüketimi ve gayrimenkul yatırımlarını artırması, kredi koşullarındaki ve nakit akımlarındaki iyileşmenin de iş sektörü yatırımlarını artırması beklenmektedir.
Düşük işsizlik ve enflasyon oranlarının yanı sıra, mali alanda olası bir kriz engellenerek bütçe konusunda uzlaşmanın sağlanması, 17-18 Aralık tarihlerinde yapılan FED toplantısında parasal genişlemenin azaltılması yönündeki tahminleri güçlendirmiştir. Kasım ayında sırasıyla yüzde 7 ve yüzde 1 olarak gerçekleşen işsizlik ve enflasyon oranları FED’in parasal genişlemeyi azaltma yönündeki hedeflere bir miktar daha yaklaşıldığını göstermektedir. Nitekim son dönemde gerçekleşen ekonomik büyüme ve istihdam piyasasındaki toparlanma neticesinde FED, 17-18 Aralık tarihlerinde yapılan toplantıda varlık alım programında ılımlı miktarda azaltmaya gidilmesi yönünde karar almıştır. 2014 yılı Ocak ayından itibaren uygulanmaya başlamak üzere aylık 85 milyar dolar olan tahvil alım programı 10 milyar dolar azaltılarak 75 milyar dolara indirilmiştir.
Avro Bölgesi merkez ülkelerindeki zayıf ekonomik performans devam etmektedir.
Avro Bölgesi, 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 0,3 oranında büyümüş, son altı çeyrektir devam eden daralma sona ermiştir. Yılın üçüncü çeyreğinde ise pozitif büyüme devam etmiş fakat beklentilerin altında yüzde 0,1 oranında gerçekleşmiştir. Büyümenin beklentilerin altında gerçekleşmesinin nedeni merkez ekonomilerdeki zayıf ekonomik performanstır.
Çin’de yılın ikinci yarısıyla beraber hükümetin uyguladığı mini teşvik paketleri ve devam eden kredi genişlemesinin etkisiyle temel göstergelerdeki toparlanma neticesinde büyüme ivme kazanmaya başlamıştır.
Kasım ayında açıklanan reel ekonomik göstergeler, ekonomideki toparlanmanın ivmelendiğini göstermektedir. İmalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI) verisi Ekim ayında son 18 ayın en yüksek değerine ulaştıktan sonra Kasım ayında da aynı seviyesini korurken ihracatın beklentilerin üzerinde gerçekleşmesiyle dış ticaret fazlası son yılların en yüksek seviyesine yükselmiştir. Çin'de üçüncü çeyrek için büyüme oranı beklentilerin üzerinde olup % 7,8 seviyesinde gerçekleşti. Çin’in küresel krizden sonraki yeni dönemde ihracattaki eğilimleri de yavaş yavaş değişmeye başlamıştır.
Hindistan ekonomisi ise 2013 yılının üçüncü çeyreğinde % 4,8 oranında büyüdü. Kasım ayında ihracatın beklentilerin üzerinde artmasına karşın toplam ihracat içinde hali hazırda en büyük iki ticaret ortağı olan ABD ve Avrupa’nın payında azalma yaşanması önemli bir gelişme olarak görülmektedir.
Rusya ekonomisi ise 2013 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,2 oranında büyüme kaydederken; Brezilya'da büyüme oranı % 2,2 oranında gerçekleşti.
Kasım ayı itibarıyla Brent-WTI spredi varil başına yaklaşık 20 dolara yükselmiş, bunun başlıca sebepleri rafinerilerin bakım onarımının tamamlanmasıyla Brent petrol talebinin artması ve Oklahama’daki stokların artmasıyla WTI fiyatlarının düşmesi olmuştur. Brent petrolün fiyatı varil başına 111,7 dolardan işlem görürken WTI fiyatı varil başına 93 dolar olarak gerçekleşmiştir.
Genel olarak bir değerlendirme yaptığımızda Gelişmekte olan ülkelerde ise büyüme yavaşlamış, sermaye hareketlerindeki dalgalanmalara bağlı olarak finansal kırılganlıkların arttığı aşikârdır.
Ayrıca Söz konusu ülkeler, kriz döneminde gösterdikleri yüksek büyüme performansları nedeniyle küresel ekonominin yükselen yıldızları olarak anılmaya başlamışlardı. Söz konusu ekonomilerde büyüme olumlu bir seyir izlemeye devam etmekle birlikte birkaç yıl önce şahit olduğumuz yüksek büyüme performanslarını bu dönem göremiyoruz.
Küresel ekonominin en büyük sorunu olan işsizlik oranları ise, krizin üzerinden geçen uzun zamana rağmen halen kriz öncesi seviyelerine inememiş ve birçok gelişmiş ülkede yüksek seviyelerini korumaya devam etmiştir.
Öte yandan; ABD-İran arasındaki nükleer gerilimin azalmış olması, dünya ekonomisini olumsuz etkileyecek siyasi risklerden birinin devre dışı kalacağını gösteriyor. Yanı sıra sınır komşumuz Suriye'de iç savaşın devam etmekle birlikte batı dünyasını da kapsayacak şekilde genişlemesinin son anda önlenmesi bölgemizi de rahatlattı.
Türkiye ekonomisi ise düşük değerlerle büyümeye geçmiştir. 2014 yılında ülkemizin temkinli olması gerekiyor. Tüm dünyada küresel krizin etkilerinin en derinden hissedildiği dönemde ülkemizde % 8-9 düzeyinde büyüme öngörülüyordu. Orta Vadeli Program'da ise, 2013 yılı büyüme oranı % 3,6'ya, 2014 hedefi ise % 4,0'e düşürüldüğü görülüyor.
2023 hedeflerimize ulaşmak için ülkemizin daha yüksek büyüme oranlarına ihtiyacı var. Bu nedenle Türk İş Âlemi ve TOBB camiası olarak daha verimli işlere imza atmamız gerekmektedir.
Üzerimize düşen sorumluluğumuzu gönüllüğümüzle birleştirerek ülkemiz adına, iş camiamız adına durmadan çalışmalı ve yol arkadaşlarımıza rol model olmalıyız.
Biz Nizip Ticaret Odası olarak ilçemiz ve bölgemiz adına sahip olduğumuz misyonun farkında olarak gelecek yılda da çalışmalarımıza tüm gayretimizle devam edeceğiz.
Bu vesileyle 2014 yılının öncelikle ülkemiz ve iş camiamız olmak üzere tüm dünya için sağlık, başarı ve huzur dolu bir yıl olmasını temenni ederim şeklinde konuştu.